31 Aralık 2010 Yazarı Mehmet Kapalı

Ütopik Binalarda Yaşam Çok Yakın

Ağaoğlu Projeler Koordinatörü Mimar Murad Acar’dan modern zamanın yapıları hakkında açıklamalar.

Günümüzde inşaat sektörünün yıldızı Ağaoğlu’nun projelerini koordine eden Mimar Murad Acar, yakın gelecekte bizi bekleyen konut tiplerini anlattı. Her biri büyük nüfuslar barındıracak ‘kent binalarda’, makine gibi programlanacak evlerde yaşamak çok uzak değil…

Kriz ortamında bile yatırımlarını arttırması Ağaoğlu markasına ‘riskleri seven’, ‘çılgın’ bir imaj kazandırdı. Öngörü yeteneğiyle yatırımların karşılıklarını da almayı başaran şirketin, Projeler Koordinatörü Mimar Murad Acar, yeni yılda, İstanbul’da yüksekliğiyle dikkat çekecek bir projeyi açıklayacaklarını müjdeledi.

KİLOMETRE YÜKSEKLİĞİNE ULAŞAN YAPILAR

“Mimarideki gelişimi belirleyen üç durum var.Birincisi genel olarak teknolojideki gelişim, ikincisi bunun yapı kalitesi üzerindeki etkileri, üçüncüsü de insanların sosyal kültürel dünyasındaki değişimler” diyen Acar, mimaride kısa sürede ütopik projelere geçilmesi sürecini açıkladı.

Değişimi açıklamak için verdiği örnekte 11 Eylül 2001’deki İkiz Kule saldırılarından bahseden Acar, o olayın ardından beklenenin aksine gökdelenlerin gözden düşmediğini, betonun kalite sınıfının yukarı çekilmesiyle birlikte dayanıklılığın artmasının, görüşleri hızla değiştirdiğini ifade etti.

Günümüzde çelik konstrüksiyonlarla yarışan betonlar sayesinde karşımıza Tayvan’daki Taipei101 Binası, Burj Al Arab Oteli, Burj Dubai gibi bir kilometre yüksekliğe ulaşan binaların yapıldığını anlattı.

Bu gelişmelerin ucunun kent binalara uzanacağını ifade eden başarılı mimar, 50 bin- 100 bin kişinin yaşayabileceği kent binaların tasarlandığını söyledi.

“YOLDA EVİNİZE GELİRKEN MİKRODALGANIZDAKİ YEMEĞİ PİŞİREBİLECEKSİNİZ”

“Bugün Dubai’de görülen denize yapılan adalar, çölde inşaa edilen yeşil kentler, yukarıya doğru yapılan bahçeli gökdelenler gibi yapıları daha sık görmeye başlayacağız. Bir de bu gelişmelerle birlikte eskiden pek dikkat edilmeyen ‘sürdürülebilirlik’ kavramı önem kazandı. Enerji kaynaklarının azalması, çevre kirliliği, insan sağlığını etkileyen yapı malzemeleri gibi nedenlerle bu kavram günümüzde daha da önem kazanıyor.” diyen Murad Acar akıllı bina kavramına da şöyle açıklık getirdi: “Aslında akıllı bina kavramı pek yeni sayılmaz ama daha önce bu alanda yaşayanlar için bir kullanım kolaylığı yoktu. Şimdi bu sistemler basitleştirilip, kullanıcı dostu biçiminde sunulmaya başlandı. Bir binaya yaklaşırken bile size binayı tanıtan sistemler var artık. Aydınlatma, havalandırma, ısıtma gibi tesisatlar programlanabilecek. Siz evinize girdiğinizde otomatik olarak çalışacak ve evden çıktığınızda kapanacak biçimde… Yolda evinize gelirken mikrodaldaki yemeği pişirebileceksiniz.”

Uygun yatırımcı, uygun yer ve uygun proje bir araya geldiğinde bu sistemlerin Türkiye’de de uygulanabileceğini ifade eden Acar, 10 yıl öncesine göre rekabet ortamının arttığını ve her projenin bir öncekine göre çok daha yenilik içerdiğinden bahsetti.

Kaynak: Akşam