14 Ocak 2011 Yazarı Mehmet Kapalı

Osmanlı Köprüsü Gün Yüzüne Çıkmayı Bekliyor

Hayrabolu’da, 1970’li yıllarda başlatılan imar faaliyetleri kapsamında, ilçe merkezindeki kanalizasyon ve su şebekelerinin yapımı Alpullu ve Tekirdağ istikametindeki karayollarına ait yolların onarımı, genişletilmesi ve asfaltlanması çalışmaları sırasında bölgedeki tarihi Osmanlı Köprüsü’nün toprak altında kaldığı iddia edildi.

Tekirdağ Kültürel ve Doğal Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Mehmet Akif Işın, tarihi Osmanlı Köprüsü’nü açmak için 1995’te Valilik tarafından alınan karar doğrultusunda bölgede çevre yolunun yapımından sonra kazı çalışmalarına izin verilebileceğini kaydetti.

Ancak, çevreyolunun tamamlanmasına rağmen halen köprüyü ortaya çıkartmak için verdikleri mücadelede somut bir sonuç elde edemediklerini ifade eden Işın, şunları kaydetti:

“Bu köprü, 1975 yılında Hayrabolu belediyesi ve Karayolları tarafından el birliğiyle kitabesi ile birlikte toprağın altına gömüldü. Köprünün 9 veya 11 gözlü ve yaklaşık 75 metre uzunluğunda olduğunu tahmin ediyoruz. Bosna’da Sırplar tarafından yok edilen Mostar Köprüsü, daha sonra aslına uygun olarak restore edildi. Bu köprünün gömülmesi ile Mostar Köprüsü’nün yıkılması arasında bir benzerlik var. Mostar’ı yıkan zihniyet maalesef kendi toplumunun eseri olan bir köprüyü burada gömmüş. İnşallah o zihniyet yok edilip köprü yeniden ortaya çıkartılabilecek.”

35 YILLIK MÜCADALENİN ÖYKÜSÜ

Tekirdağlı gazeteci-yazar Şerif Baysalan, Hayrabolu ilçesindeki Osmanlı Köprüsü’nün, Türkiye Kültür mirasına kazandırılması için 35 yıldır mücadele ettiğini söyledi.

Baysalan, şöyle konuştu:
“Devlet Su işleri (DSİ) tarafından, Ergene Nehri’ne akan Hayrabolu deresinin yatağı değişti. Derenin bu yatağı üzerinde bulunan Osmanlı Köprüsü, altından geçen su olmayınca kendi haline bırakıldı ve ufak tefek onarımları da yapılmaz oldu. 1975 yılının ortalarında bir sabah kalkan vatandaşlar, tarihi köprünün karayolları tarafından gömüldüğünü gördü. Köprü, gömülerek tarihi bir eser yok edildi. Orta yerinde bulunan mermer taşına yazılı kitabesi de kayıp ve nerede olduğu bilinmiyor.”

Köprünün gömülmesinden sonra yerel gazeteci olarak 1975’ten bu yana geçen 35 yıllık süreçte bu konuyu gündemden hiç düşürmedim. 1990’lı yıllarda yerel yöneticiler yayınlarıma ilgi göstererek yazışmalar başladı. Ancak karşımıza bir de trafik sorunu çıktı. Burada kazı yapılması durumunda ilçenin Edirne, Lüleburgaz, İstanbul bağlantısı kesiliyordu. Bunun için çevre yolu yapılmadan köprünün kazı işlemleri başlatılamadı. Çevre yolu da yapıldı. Kazı araştırmasına gelindi. O günden bu güne yerel yöneticiler gerekli hassasiyeti göstermedi. Hala da göstermiyor. Dönemin Müze Müdürü ile birlikte köprünün ortaya çıkartılması için mücadelemiz sürüyor. “

Köprü’nün, gömülmeden önce kitabesine göre yaptıkları hesaplamada, 16.Yüzyıla dayandığını tespit ettiklerini ifade eden Baysalan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mostar Köprüsü de bu zamanlarda yapılmış bir köprü olduğundan aynı zamana denk geliyorlar. Şu anda üzerinden yol geçen bu asfaltın altında diri halde tarihi bir Osmanlı Köprüsü yatıyor. Küçük bir kazıyla bu köprünün ortaya çıkarılması söz konusu. Ben, 42 yıllık gazetecilik mesleğimin 35 yılını bu köprüye verdim. 35 yıldır, ulusal ve yerel medyada bu konuyu gündemde tutmama rağmen bugüne kadar bir sonuç alınamadı.

“HAYRABOLU’DA TARİHİ ESER KIYIMI YAPILDI”

Hayrabolu’da, tarihi Osmanlı Köprüsü’nün yanı sıra bir çok tarihin daha yok edildiğini öne süren Baysalan, kuruluşu Trak’lara dayanan ilçede Osmanlı’dan günümüze kaybedilen eserler ile adeta tarihi eser kıyımı gerçekleştiğini savundu.

Baysalan, şöyle devam etti:
“Hayrabolu’da önce Bizans’tan kalan bir Kale temel taşlarına kadar yok edildi. Ardından Giray’lara ait bir Saray, 4 cami ve bir kilise aynı akıbete uğradı. Evliyalar diyarı olarak anılan ilçede, 12 dergahtan ve çok sayıda türbeden eser yok. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bu vurdumduymazlık, genç nesli rahatsız ediyor.”

Toplum olarak tarihi eserlerin korunması ve ülkeye kazandırılması konusunda zayıf kaldıklarını ifade eden Baysalan, tarihi dokunun korunmasının eğitim ile sağlanması halinde yeni nesilin bu konuda daha duyarlı hale gelebileceğini kaydetti.

HAYRABOLU BELEDİYE BAŞKANI

Hayrabolu Belediye Başkanı Hasan İrtem, tarihi Osmanlı Köprüsü’nün ilçeye kazandırılması için yapılacak çalışmalarda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Kazı çalışmalarının belediyesiz olmayacağını görüyoruz. Ben, bu köprünün çıkarılmasına karşı değilim. Belediye olarak kazı çalışmalarına başlamadan önce iyi planlama yapmamız lazım. Köprünün üzerindeki en az 20 santim asfaltın veya betonun kaldırılıp temizlenmesi lazım. Önceden açılmış hukuki süreçlere tamam diyoruz. Bu köprünün çevre yolu güzergahından çıkması için de evet diyoruz. Gerekli yazışmaları başlatıyoruz. Sonuçta köprü çıkacak. Oradaki yapılaşmanın getirdiği üst yapının konumu ve durumu önemli. Şu anda Hayrabolu, içme suyu şebekesinin yenilemesinden dolayı kazılacak. Bu yenilemeyi de köprünün kazı çalışmaları ile birlikte yürütürüz.”

Köprü’de yapılacak kazı çalışmasında en önemli sorunun bir tarafın yağ fabrikası bir tarafında askeriye alanına girmesi olduğunu ifade eden İrtem, bu nedenle imar planlarını gözden geçireceklerini ve köprüdeki trafik durumunu da değerlendireceklerini kaydetti.

KAYIP KİTABENİN TÜRKÇE METNİ

Köprü ile birlikte gömülen ve kayıp olan kitabenin Türkçe metni şöyle:

Burayı fetheden ki, akranları içinde mert ve itibarlı
Zamana makbul eser yapma düşünceleri ile
Geldi bu nehre biraz etrafı seyredip baktı
Gördü köprüsü yıkılmış, ehli dilin kalbi gibi
Kemsi meded bulamamış ve eski dere akar olmuş
Dereyi bütün gayretiyle daraltıp düzenleyerek
Çok güzel, tatlı ve seçkin bir eser yaptı
Su gibi para harcayarak büyük saygıya ulaştı
Önceleri tahta bir köprüyken taştan kemerler yaptırdı
Doğrusu öyle büyük bir köprü oldu ki emsali yok
Eğer dünyada bir benzeri varsa (belki)
Velhasıl bu eserle belde halkı çok mutlu oldu
Bu sebeple kendisini hep güzel sözlerle anarlar
Bunu yaptıran aile daima dürüst davrandı
Irzıyla, malıyla, canıyla onlar kadar saygın kişiler olmadı
Cismin (köprünün) görünen yüzüne vadesi biçilmiş iki tarih koyuyorum
Cevher-i Hicri biri, Milad-i İsadan diğeri
Sıralanmış gözler ona süs güzelliği verir
Hünerli ellerde ipliğe dizili inci (mücevher) gibi
Bol miktarda para harcadı göçmen Kerekzad Neşo
Bir ferah ve geniş köprü yaptırdı ki dünyaya değer

Milliyet