22 Ocak 2011 Yazarı Mehmet Kapalı

‘AVM yatırımları tercihten çok bir zorunluluk’

Mağazalarını daha çok AVM’lerde açmaya başlayan C&A’nın bu stratejisi, aslında Türk müşterisinin eğiliminden kaynaklanıyor. Genel Müdür Yardımcısı Okandan, Türklerin Avrupalıların aksine cadde mağazaları yerine AVM’lere odaklandıklarını söyledi
C&A olarak Türkiye pazarına ciddi büyüme beklentileriyle ve markalarına güvenerek girdiklerini söyleyen C&A Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Berna Kural Okandan, “Geçtiğimiz 3.5 yıl da bu güvenin ne kadar yerinde olduğunu gösterdi bize. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda da giderek genişleyen bir mağaza yapısıyla her geçen gün daha çok Türk tüketicisine ulaşmak” dedi.
Hedefleri arasında büyük kentler kadar diğer illerde de mağazalar açmak olduğunu belirten Okandan, “Geçtiğimiz ay açtığımız Tekirdağ Tekira AVM mağazamız bu hedefler doğrutusunda açılmış bir mağaza. Gelecek yıllarda diğer Anadolu kentlerinde de mağazalaraçmak istiyoruz. İzmir, Adana, Denizli gibi iller diğer öncelikli hedeflerimiz arasında” diye konuştu.
C&A’in Türkiye’de mağaza sayısının giderek arttığını kaydeden Okandan, “Geçtiğimiz ay açılan Tekira ve Torium ile birlikte mağaza sayımız 20’ye yükseldi. Aralık ayında ise Viaport’ta da bir mağazamız açıldı ve 2010 yılını 21 mağaza ile bitirdik. 2011 yılı büyüme hedefimiz ise bunun da çok üzerinde. 2011 sonunda mağaza sayımızı 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Alışveriş alışkanlıkları
Mağaza yatırımları için daha çok alışveriş merkezlerini (AVM) seçmelerininin nedenini tercihten çok bir zorunluluk olarak değerlendiren Okandan, şunları söyledi:
“Bu Türkiye için tercihten çok bir zorunluluk aslında. Çünkü Türkiye’de alışveriş alışkanlıkları Avrupa ülkelerinin tam tersine çok fazla alışveriş merkezi odaklı. Sayıları her geçen gün artan alışveriş merkezleri perakende sektörünün çok büyük bir kısmını kapsıyor. Bu nedenle de tüm markalar cadde mağazaları yerine alışveriş merkezlerini tercih ediyor. Bu tercihin C&A özelinde bir önemli nedeni daha var ki o da mağaza büyüklüğü. Bizim ürün çeşitliliğimiz gereği çok büyük metrekareli mağazalara ihtiyacımız oluyor. Bu büyüklükte veya çok katlı mağazaları da kentin işlek caddelerinde bulmak oldukça zor.”

150 yıllık C&A’nın Türkiye hikâyesi 2007’de başladı
C&A,Clemens ve August Brennikmeijer kardeşlerin ön isimlerinin baş harflerini temsil ediyor. İki kardeşin 1841 yılında Hollanda’nın Sneek şehrinde kurduğu bir tekstil deposuyla başlattığı öykü, bugün, Türkiye dahil 19 Avrupa ülkesinde sürüyor.
Toplam 1.210 mağaza ile faaliyet gösteren ve Clockhouse’tan Westbury’e, Yessica’dan Your Sixth Sense’e kadar 10 özel markaya sahip olan şirketin Türkiye hikâyesi ise 2007’de başladı.
İlk mağazasının adresi olarak İstanbul Mecidiyeköy’ü belirleyen şirket, bugün mağaza sayısını 21’e ulaştırmış durumda.

‘Türk tüketicisinin moda algısı yüksek’
Türkiye’deki tüketicilerin moda algısının çok yüksek olduğunu söyleyen Berna Kural Okandan, şöyle devam etti: “Aynı zamanda çok bilinçli ve seçici bir müşteri profilinden bahsetmek mümkün. Biraz da bu özellikler doğrultusunda Türk müşteriler alışveriş yaparken satış elemanlarının kendileri ile ilgilenmesini, onlarla sosyalleşebilmeyi istiyorlar. C&A’in tüm dünyadaki mağazalarının aksine bu doğrultuda Türkiye mağazalarımızdaki personel sayımızı ciddi oranda artırdık. Çünkü C&A aslında self servis mağazacılık anlayışına sahip. Tüm ürünler reyonda, müşteriler istedikleri gibi ürünleri seçip, deneyip sadece kasada personel ile karşılaşabilirler. Ancak Türk müşteriler seçme, beğenme aşamalarında da satış danışmanlarının desteğini bekliyorlar.
Türk müşterileri diğer ülkelerden ayıran önemli bir başka özellik ise daha önce de bahsettiğimiz gibi alışveriş merkezi tercihi. Türkiye’de sadece büyük kentlerde değil, artık tüm il ve ilçelerde sayıları giderek artan alışveriş merkezleri sadece alışveriş değil aynı zamanda yemek-eğlence gibi tüm hizmetleri sunarak müşterileri bu noktalara yönlendiriyorlar.”

Osmanlı motiflerini ofislere taşıyacak
Kapalıçarşı’da üç kuşaktır mücevher de uzmanlaşmış bir aileden gelen İkbal Bayrak, anne-çocuk teması üzerine kurduğu Eve & Abel’dan sonra şimdi de özel günlerde anlamlı hediyeler sunmak için yeni bir markaya imza attı.
Nar Design isimli yeni markayla ‘gümüş ev ve ofis aksesuarları’ tasarladıklarını söyleyen Bayrak, “Kültürel değerlerle Osmanlı motiflerini buluşturduk. Koleksiyonda el yapımı gümüş kakma tekniğiyle objelerde hayat bulan çintemani, nar, enginar, lotus, erguvan desenli tasarımlarımız var” dedi.
Yeni markayı yaratmaktaki en büyük hedefinin kurumsal hediye anlayışını sıradanlıktan uzaklaştırmak olduğunun altını çizen Bayrak, şunları söyledi: “Kurumlara özel tasarım, ürünün üzerine sadece logoyu eklemek olarak algılanıyor. Biz ise logo konulmadan bile kurumu birebir yansıtacak tasarımlar yarattık. Hediye gibi hediye olması ve bir anlam taşımasına dikkat ettik.”

Cumhuriyet altını yerine ‘doğum altını’
Yeni koleksiyonlarını oluştururken ilk göz ağrıları olan Eve & Abel’ı da ihmal etmediklerini söyleyen İkbal Bayrak, şöyle devam etti: “İlk anne-çocuk mücevher markası olarak doğum hediyeleri tasarladık. ‘Doğum altını’ bunlardan biri. Maddi değeri olan ama manevi değeri de olup nesilden nesile aktarılacak bir tasarım. Çeyrek, yarım ve tam altın muadili fiyatlara satılan üç boy olarak ürettiğimiz bu tasarımda kız bebek için pembe, erkek bebek için mavi pırlanta kullandık. Bebeğin ismini de ürünün üzerine yazıyoruz.”
Bunun yanı sıra ‘hayat çemberi’ adını verdikleri bir başka tasarımları daha olduğunu belirten Bayrak, şu bilgileri verdi: “Çember şeklinde ve altın olarak üretilen bu tasarımda yedi adet pırlanta var. Sadece doğum hediyesi olarak değil kişilerin diğer sevdiklerine de armağan edecekleri ürün olarak tasarlandı.
Doğum hediyesi olarak alındığında bebek kız ise 6 adet beyaz, 1 adet kız bebeği sembolize eden pembe pırlanta, bebek erkek ise 6 adet beyaz, 1 adet erkek bebeği sembolize eden mavi pırlanta kullanılıyor. Eğer kişi sevdiği birisine armağan olarak sunmak istiyorsa kişinin değerli doğum taşını kullanıyoruz.”

‘Grup satın alma’ ile 250 bin TL tasarruf ettiriyor
Türkiye’de ‘grup satın alma pazarı’ yeni oyuncuların katılımıyla giderek büyüyen bir ivme çiziyor. Bu pazarda faaliyet gösteren firmalardan birisi de Gruppal. Şirket, geçen yıl ekim ayında Mehmet Can Koruyan ve İlker Atalay tarafından kurulmuş.
Bu büyüyen rekabetçi ortamda operasyonel avantajlarıyla öne çıktıklarını söyleyen Mehmet Can Koruyan, “Grup satın alma, tüketiciler için ise şehirdeki sosyal aktiviteleri çok daha az maliyetle deneyimleyebilecekleri inanılmaz imkânlar sunan bir sistem” dedi.
Şu anda üye sayılarının 30 bine ulaştığını kaydeden Koruyan, “Üyelere kazandırdığımız tasarruf miktarı 250 bin TL’nin üzerinde” diye konuştu.
Tüketicilerin sosyal ağların avantajlarının farkına varmaya başladığını ifade eden Koruyan, şöyle devam etti: “ Bizler tüketicilerin kendilerinin birey olarak alamayacakları indirimleri işletmelerden alıyor ve onların kullanımına sunuyoruz. Ayrıca, işletmeler de yüzbinlere reklam yapmış oluyor.”

Mönüde yüzde 50 indirim
Koruyan, sistemle ilgili şu bilgileri verdi: “Örneğin bir lokantaya grup olarak gittiğinizde ödeyeceğiniz mönü fiyatı farklı oluyor. Biz, lokantaya 1000 kişiyi internet üzerinden toplu satış yöntemiyle gönderiyoruz. Ve, yüzde 50 gibi indirimle yemek yiyebiliyor.”

TMD’nin yeni başkanı Füsun Çevikel Kuran
Stefanel Türkiye Genel Müdürü Füsun Çevikel Kuran, Tescilli Markalar Derneği’nin (TMD) yeni başkanı oldu. En genç başkan olan Kuran, görevi, Vehbi Kahveci’den devraldı. Kuran, hedefini, “TMD’yi sektörün çok daha geniş bir yelpazesine hitap ederek, sektör sorunlarına çözümler getirecek çalışmalar yapmak” sözleriyle açıkladı.
24 yaşında genel müdürlük görevini üstlendiği Stefanel’de 2010’da ‘En Başarılı Profesyonel Yönetici’ seçilen Kuran, bugün 43 satış noktasını yönetiyor. Aynı zamanda İstanbul Alışveriş Festivali’nin icra ve yönetim kurulu üyesi olan Kuran, Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği’nde (AMPD) de yönetim kurulu üyesi.

Marka aidiyetinde yeni dönem trendleri
Orka Group, marka bağlılığını ve aditiyetini geliştirmek için sosyal paylaşım sitesini de bir mecra olarak kullanmaya başladı. Grup, Damat Tween markalı kıyafetleriyle çektikleri fotoğraflarını Damat Tween ADV facebook fan page’deki yarışmada paylaşacak gençleri, Londra’ya götürecek.
Bunun için yarışmayı kazanmak gerekiyor. Yarışmanın birincisi, bir misafirle beraber 23 Şubat’taki London Fashion Week’te Tween defilesine katılabilecek. Kazanan diğer dört isim de 4 Şubat’taki İstanbul Fashion Week defilesine katılabilecek. Bunun için fotoğrafların 28 Ocak’a kadar [email protected]’ye gönderilmesi gerekiyor.

Pasaportu mühürlü olana bedava eğlence
AVM’ler alışverişin yanı sıra eğlence konusundaki iddialarını giderek artırıyorlar. En son örneklerden biri de Forum İstanbul oldu. 22 Ocak ve 20 Şubat arasını eğlenceye ayıran Forum İstanbul, bu döneme özel bir sistem yarattı. AVM’nin altı farklı eğlence mekânını ziyaret eden misafirler, kendilerine verilecek ‘eğlence pasaportları’nı burada damgalatarak çeşitli hediyeler kazanabilecek.
Bir aylık kampanyaya göre üç damga alan misafirlere sırt çantası, dört veya beş damga alan misafirlere de 50 TL’lik SMYK hediye çeki verilecek. Pasaporttaki altı bölümü de damgalatan 100 kişi Forum İstanbul’daki eğlence noktalarını bir yıl boyunca bedava kullanabilecek.

Milliyet